4+4+4 Uygulaması ve 66 Aylık Bıdıkları Üzmemek için Pratik Öneriler

   Hiç bir eğitim döneminde anne babalar endişeli olmamıştı, bu yıl tedirgin oldukları kadar!

  Yeni eğitim yılı "4+4+4" şeklindeki yeni uygulamayla kapılarını aralamaya başladığından beri, herkesi farklı endişeler kapladı. Yeni eğitim sisteminin çok iyi olup harika sonuçlar doğuracağına inananlar olduğu gibi... diğer yandan talihsiz bir durum olduğunu düşünüp, eğitim sistemimizin geleceği hakkında karalar bağlayanlar var. Ben bugün iki tarafta da olmadan, duruma sadece çocuklar, anne/babalar ve öğretmenler açısından bakmaya karar verdim.

   Muhteşem bir sistem oluşturursunuz, beklediğiniz sonucu alamazsınız! Refleks kararlar alırsınız, tahmin bile edemeyeceğiniz olumlu sonuçlarla karşılaşırsınız! Hayat sürprizlerle dolu diyelim ve herkes hakkında, özellikle 66 aylık bıdıklar hakkında en hayırlısı olur inşallah ümidiyle çıkalım yola. Şartlar ve çıkış noktası ne olursa olsun, koşullar ne kadar tartışılırsa tartışılsın, elimizde şu anda var olan tek ana gerçek; "66 ayını doldurmuş çocukların, okullara otomatik olarak kayıtlarının yapılacağı" gerçeği! O halde...? O halde ben size bugün 66 ayını doldurup okula gitmek zorunda olan minik cimcimeler ve tatlı yakışıklılarla ilgili pratik bilgiler vereyim de, eğitim sisteminin kısmetten ziyade olmayan etkisinin yanında, siz anne/babalar kendi öp öz evlatlarınıza ekstra zararlar vermeyin...

 1. Normal şartlarda 60-72 ay arası çocuk zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan okula başlamaya ve zorlu müfredat programına alışık değildir. 4+4+4 sisteminde okula başlayan çocuklara "oyun ağırlıklı eğitim" verileceği söyleniyor. Ne derece gerçekleştirilecek bilemeyiz. Bekleyip göreceğiz hep birlikte. Birinci maddede esas vurgulamak istediğim mesele; ülkemizin her şehirde özenle yetiştirmeye başladığı "mükemmeliyetçi anneler" dikkatli olun. Hatta dikkatli olmakla kalmayın, mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçin! Son yılların modası haline gelen sınıf arkadaşlarını birbiriyle yarıştırma merakınızı bu yıl mutlak olarak sonlandırın! Çocuklar zaten gelişim süreçlerini zorlama ihtimali içeren eğitimlere tabii tutulacaklar. Bir de sizin yarışçı/mükemmeliyetçi hallerinizle boğuşmak zorunda kalmasınlar olur mu? Kendi evladınızı, kendi hırslarınızdan korumanın yollarını şimdiden bulun!

   2. Her okul dönemi başında karşılaştığımız "ayrılık anksiyetesi" adı verilen, çocukların annelerinden ayrılmak istememeleri, anneden ayrılmayı engellemek için geliştirdikleri ağlama nöbetleri gibi hallerde artış olma ihtimali olacaktır. Genellikle çocuklar zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişim süreçlerinin getirisi olarak 72 aydan sonra olgunlaşmaya, annenin olmadığı ortamlara adapte olmaya, annesiz idare etmeye başlarlar. Okula başlama yaşı 66 ay olarak belirlenince, gelişim süreci gereği daha fazla sayıda çocuk ayrılık anksiyetesi şikayetiyle boğuşmak zorunda kalabilir diye düşünüyorum. Bu durumu ortadan kaldırmak için çocuğunuza karşı ılımlı davranmaya, kızıp azarlamamaya özen gösterin. Okulda çok güzel oyunlar oynayacağını, eve geldiğinde öğrendiği o eğlenceli oyunları birlikte evde de oynayacağınızı söyleyin. "Ayyy iyi ki okula gidiyorsun... nasıl merakla bekleyeceğim seniii... kimmmbilir ne kadar güzel şeyler öğreneceksin... hepsini bana da anlat oldu mu?..." gibi tatlı ve şirin bir üslupla çocuğu okula karşı motive edin. Özellikle annesinin hastalanmasından veya uzaklara gitmesinden korkar bu çocuklar. Mümkün olduğunca sağlıklı olun ve sağlıklı görünün. Eğlenceli/tatlı anne olmaya gayret edin. Başınız mideniz ağrımasın! Çocuk sizi evde sağlıklı bir kadın olarak bıraksın ki aklı sizde kalmasın!

   3. 66 ay döneminde okula başlayan çocuğunuzun sınıfta daha huzursuz, daha disiplinsiz davranması kaçınılmaz bir gerçek olacak maalesef! Sosyal uyum kurulları, toplumsal yaşam prensipleri genelde 72 aydan sonra randıman alır. Bu yıl öğretmenler çok zorlanabilir. Dolayısıyla anne/babalar, öğretmenin disiplinsiz ve sınıf düzenini oturtmayı bile başaramayan beceriksiz bir eğitimci olduğunu düşünmesinler olur mu? İç disiplini, iç denetim mekanizması gelişmemiş bir çocuğu idare etmek zordur. Hele bunların yetmiş tanesi bir arada olacaksa daha zordur. Demek ki bu yıl, velilerle öğretmenler birbirlerine karşı daha töleranslı olmak zorunda. Herkes, her şeyin en iyisi olsun ister! Ama yaşla alakalı durumlarda kimsenin yapabilecek bir şeyi yoktur! Elinizden geldiğince öğretmenlerimize karşı anlayışlı olun. Onların da hiç alışık olmadığı bir sistem geliyor. Anne kucağından kopmuş belirli ay dönemindeki çocuklarla ilgilenmeye alışık olan öğretmenlerimiz, aniden 1-1,5 yaş küçük çocuklarla muhatap olmaya, neredeyse anasınıfı öğretmeni gibi davranmaya başlayacaklar. Onların da işi zor anlayacağınız...

   4. 66 ay dönemindeki çocukta el-göz koordinasyonunun, ince motor becerilerin, işlemsel düşüncenin tam gelişmemiş olması, soyut düşüncenin yetersizliği ve dikkati sürdürmedeki güçlükler nedeniyle zorlanmalar görülecektir. Daha önce okula çocuk göndermiş tecrübeli veliler, bu yıl okula başlayan çocuklarının zorlandığını farkedecektir. "Abisi daha kolay okumaya geçmişti... bu biraz zorlandı... bunun dikkati dağınık..." gibi etiketlemeler yapmayın sakın. Yazı ödevlerini daha zor yaptıracaksınız. Elleri daha hızlı yorulacak. Azıcık yazı yazdığında yorulduğunu, bıktığını, istemediğini iddia edecek. Bu durumlarda araya oyunlar yerleştirerek, renkli kalemlerle yazılar yazarak, ödevi bittikten sonra onunla eğlenceli oyunlar oynayarak ders motivasyonu geliştirmesine yardım edebilirsiniz. Kızıp bağırmak, azarlamak, üniversite sınavına öğrenci hazırlıyormuş gibi davranmak yok! Amannn dikkat...!

   5. 4+4+4 sistemi aniden düşünülüp, bu yıl ortaya atıldığı için, normal okula başlama yaşı gelen çocuklarla aynı sınıfta farklı yaş gruplarında çocukların eğitim almasına neden olacak. Yani aynı sınıfta 66 aylık (5,5 yaş) çocuk da olacak, 78 aylık (6,5 veya daha üstü yaş) çocuk da... bu dönemde anlama/algılama/muhakeme etme yeteneği ciddi farklılıklar göstereceği için, çok bilinçli anne babalar olmalısınız ki, çocuğu zorlamayasınız. Sınıftaki bazı çocuklar Kasım ayında okumaya geçti diye sizin ufaklığı hırpalamanıza gerek yok! Varsın sizinki Nisan ayında okumaya geçsin! Çocuğu zorlamayın. Öğretmenin, öğrenciler arasında ayrımcılık yaptığı fikrine kapılmayın!    6. Son olarak en önem verdiğim durumlardan birisine geleyim... okulda büyük yaş çocuklarla birlikte eğitim alacakları için, tuvalet eğitimi konusunda dikkatli olun. Eğer kendi başına tuvalet ihtiyacını gideremiyorsa, okullar açılmadan önce bu konuda eğitim verin.

  Ayrıca okulda, büyük sınıfların sıkıştırmaları ve/veya görüp/duymaya çok alışık olduğum taciz olaylarına karşı çocuklarınızı bilgilendirin. Büyük sınıfların, tuvalet ve merdiven altı gibi yerlerde küçük çocukları sıkıştırıp, taciz oyunları oynamalarıyla çok karşılaşıyoruz. Bu konularda çocuklarınızı uyarmak ve tenha yerlere gitmemek konusunda bilinçlendirmek zorundasınız. Çocuklarınızın genital bölgelerinin kendilerine ait olduğunu, kendilerine özel olduğunu, bu bölgelere başka kimsenin bakmaya hakkı olmadığını, eğer birileri ısrarlar veya zorla onun özel bölgelerine bakmak/dokunmak isterse, hemen o kişiyi size söylemesi gerektiğini öğretin. Sizin de gidip o terbiyesiz çocuğa bunun hesabını soracağınızı anlatın. ...

  Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. İlk etapta aklıma gelen ve sizlerle paylaşmak istediğim tedbirleri sıraladım. Umarım işinize yarar... eksik kalan noktalar veya aklınıza takılanlar için mail atabilirsiniz.

  Bu çocuklar bizim...

  Sevgili anne/babalar... ne yapın edin ama lütfen önümüzdeki okul döneminde "mükemmeliyetçi/çocuklarından yüksek performans bekleyen" ebeveynler olmayın! Bu yıl çocuğunuza, hiç olmayacağınız kadar töleranslı olun... işleri yeterince zor zaten...

  Sevgiler...

  Mehtap KAYAOĞLU (Psikolojik Danışman &Psikoterapist)/ Haber 7

 

Anasayfa